Diş Terimleri Web Sitesine Hoşgeldiniz. LYONESS -> Her Alışverişde paranız geri gelsin MİLLART -> Kişiye Özel Medikal ve Dental Diş İmplant Tasarımı ve Üretimi. Doğru Planlanmış İdeal Proteze Giden Yol ... MillART

Ana Sayfa  Hakkımızda.  Sorularınızı Sorun Biz Cevaplayalım.  Dental Rehber.

CANLI CHAT ve DESTEK HATTI.
Dental Diş Terimleri > Genel Diş Sağlığı > Diş Terimleri Sözlüğü
DİŞ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ








A-B
Başa dön
  Adeziv Sistemler (Bonding):

Dişleri onarmak, iyileştirmek , ya da daha estetik görünmesini sağlamak üzere dişe yapılan ilavelerdir. Diş yüzeyine güçlü bir yapıştırıcı madde ile tutturulmak suretiyle uygulanır.

 
Ağız duşu:


Bakteri plağı ve debrisi temizlemek amacıyla diş etlerinin üzerine ve altına mekanik bir yöntemle su püskürtmek.

  Alet/Cihaz/Aygıt:

Herhangi bir çıkarılabilir dental restorasyon ya da ortodontik alet.
 

  Amalgam/Malgama:

Kaviteleri/oyukları doldurmada kullanılan dolgu maddesi. Halk arasında metal dolgu olarak bilinen bu madde, genellikle gümüş, bakır, kalay, biraz çinko ve civanın karışımından oluşur.

 
Ataşman Seviyesi:


Periodontal liflerin ataşman seviyesinin sayısal ölçümüdür. Genellikle periodontal cep derinliğinin ölçümü ve diş eti çekilmesi (gingival recession) ölçümünün bir araya getirilmesiyle bulunur. Ataşman seviyesi, periodontal hastalıkların seyrini ve tedavinin başarısını değerlendirmede kullanılan en önemli ölçüm yöntemlerinden biri olarak kabul edilir.

  Bağışıklık sisteminin reaksiyonu:

Vücudun bakteri ataklarına karşı doğal savunma sistemi. Bağışıklık sistemi bakteriyi yok etmek için verdiği reaksiyon sırasında alveol/çene kemiğini de eritebilir.

 
Bebeklerde diş çürükleri:


Biberon diş çürükleri kısmına bakınız.

  Besinlerdeki şeker:

Tatlılar, meyveler ve işleme tabi tutulmuş yiyecekler dahil, beslenmenizde mevcut şeker miktarı.

 
Biberon Çürükleri:


Bebeklerin ve çocukların özellikle üst ön dişlerinde görünen, çoğunlukla biberon ve emzik yoluyla tatlı sıvıların verilmesi ya da dişlerde uzun süre tutulması nedeniyle oluşan çürüklerdir.

 


Bukkal/Yanak:


Tıpta yanağa verilen isimdir.Aynı zamanda ön ve arka dişlerin yanağa bakan yüzeylerini tarif etmek için de kullanılır.
C-D
Başa dön
 
Caries/çürükler:

Diş çürükleri ve oyukları için kullanılan teknik bir terimdir.
 


Cementoenamel junction (CEJ):

Sement-diş minesi birleşimi. Diş ve kökün birleştiği noktadır.

 
Çene Kemiği(Alveol Kemiği):


Diş kökünün etrafını kaplayan kemiksi yapıdır, diş kökünün çene kemiğine tutunmasını sağlar. Periodontal hastalıklar bu kemiğin erimesine yol açar.

 
Debridman:


Periodontal ceplerdeki bakteri,tartar gibi tahriş edici oluşumları temizleyerek, komşu dokuların iyileşmesini sağlamaya yönelik bir bakteriyel enfeksiyon tedavi yöntemidir.

  Demineralizasyon:

Diş minesinin alt yüzeyinde meydana gelen mineral kaybı, diş yüzeyinde beyaz bir nokta şeklinde görünebilir.

 
Dental rezin:


Dişlerde aşırı hassaslık halinde dişlere uygulanan bir madde. Sadece diğer tedavi yöntemleri başarısız olduğunda bu yola başvurulmalıdır.

 
Dental vernik/cila:


Aşırı hassas dişler için sodyum florür içeren bir tedavi yöntemidir. Diş yüzeyine uygulanan vernik, dentinin dış yüzeyini kaplar ve dişlerde ağrıya neden olan uyarıcıların pulpaya (diş özüne) ulaşmasını engeller.

 
Dentin kanalları:


Dentinin dış yüzeyinden, dişin içindeki sinirlere uzanan mikroskopik/çok küçük kanallar.

 
Dentin:


Dişin şeklini oluşturan ana dokudur. Pulpa (diş özü) ile diş minesi arasındaki madde olup birçok küçük kanalcıktan oluşur.

 
Desensitizasyon / Hassasiyeti azaltma:


Ağrıya sebep olan uyarıcıları bloke ederek dişlerde hassasiyeti azaltma.

 
Deskuamasyon:


Diş etinin soyulması. Deskuamatif gingivitis hallerinde, bazı kırmızı ve gri noktalara rağmen diş eti dokusu düzgün ve parlak görünebilir. Ancak, diş eti yüzeyi soyularak kanayan ve aşırı derecede acı veren bir hale de gelebilir.

 
Diş çıkarma:


İlk süt dişlerinin çıkması.

  Diş eti çizgisi:

Diş (diş kökü dahil) ve diş eti dokusu arasındaki boşluk.

 
Diş eti sarkması/free gingiva:


Diş etlerinin kenar yüzeylerinin dişten uzaklaşarak sarkması.

 
Diş minesi:


Dişin dış yüzeyini kapsayan sert, mineral yüklü, beyaz maddedir.

 
Dişlerde hassasiyet/Dentinal Hipersentivite:


Sıcak, soğuk, tatlı, ekşi maddelerle temas ettiğinde dişlerinizin verdiği ani, keskin ağrı.

 
Distal:


Ağzın orta çizgisinden uzağa bakan diş yüzeyleri.

 
Dorsal Yüzey:


Üst yüzey. Özellikle dil ile ilgili kullanılır. Dilin dorsal yüzeyi.

E-F
Başa dön
 
Endotoksinler:


Bakteriler ölünce endoktoksin denen zehirli maddeler salgılarlar ve bu maddeler dokularda tahribat yaratır ya da bağışıklık sisteminin tepki vermesini tetikleyerek dokuların bozulmasına sebep olur.

  Erupsiyon/Diş çıkarma:

Dişlerin diş etinden yüzeye çıkması.

 
Explorer:


Diş çürüklerini tespit etmekte kullanılan bir araştırma yöntemi.

 
Facial/Ön dişler:


Öndeki dişlerin dudaklara bakan yüzeylerini ifade ederler.

 
Fissür Örtücüler(Sealant):


Diş çürümelerini önlemek üzere kullanılan plastik bir sıvıdır. Fissür örtücüler azı dişlerinin üzerindeki girinti ve çıkıntılara uygulanır. Hemen sertleşen bu sıvı dolgular, diş fırçası ile kolayca temizlenebilecek sığ yüzeyler oluşturur.

 
Fissürler:


Azı dişlerinin yüzeyinde bulunan girinti ve çıkıntılar.

 
Florür:


Diş çürümelerini ve dişlerde hassasiyeti önlemenin yanı sıra dişleri güçlendirmeye yarayan kimyasal bir bileşim.

 
Fluorosis:


Çok fazla florür kullanılması nedeniyle diş minesinin renginin bozulması. (bir milyonda birden fazla porsiyon).

G-H
Başa dön
 
Gevşek Bakteri Plağı:


Diş etlerinin üstünde ve altında bulunan, büyük oranda diş eti hastalıklarına sebep olan bakterileri içeren, ağız duşu gibi yöntemlerle ağızdan kolayca yıkanabilen bakteri plağı.

  Gingiva/Diş eti:

Çene kemiğini kaplayan ve dişlerin etrafını saran yoğun doku.

 
Gingival Crevicular Fluid(GCF):


Sulkustan sürekli olarak salgılanan sıvıdır. Sağlıklı bir ağızda çok az sıvı salgılanır, ancak iltihab arttıkça bu sıvı miktarı da artar.

 
Gingival marjin/Diş eti çizgisi:

Diş etinin diş yüzeyine en yakın bölgesi.

 
Gingival recession/Diş eti çekilmesi:

Diş eti çizgisinin diş köklerine doğru çekilmesi.

 
Gingivitis/Diş eti iltihabı:


Diş eti iltihabı olup, hafif ya da şiddetli olabilir. Diş eti iltihabı diş etlerinde kırmızılık, ödem(şişlik) ve hassasiyete sebep olur.

 

Hipersensitivite/Aşırı hassaslık:

Sıcak, soğuk, kimyasal, mekanik ya da osmotik(tatlı veya tuzlu) uyarıcılarla temas ettiğinde dişlerin verdiği ani ve keskin ağrı şeklindeki reaksiyon.

I-L
Başa dön
 
Implantlar:


Dişlerin eksik olduğu yerlerde çeneye yerleştirilen metal diş köküdür. Daha sonra eksik dişin yerine geçmek üzere suni diş implantın üzerine yerleştirilir.

 
İnterdental:


Diş arası. Dişlerin ara yüzeyleri.

 
Kanal (Endodontik) Tedavisi:


Diş köklerindeki enfekte sinir dokularının temizlenmesi ve oluşan oyukların cansız bir madde ile doldurulmasından oluşan tedavi yöntemidir.

 
Kaninler/Köpek Dişleri:


Ön dişler ile azı dişleri arasında yer alan sivri konik dişlerdir.

 
Kavite/Oyuk:


Çürük temizlendikten sonra dişin içinde kalan boşluk.

 
Kesici dişler:


Ağzın ön tarafında bulunan kesmeye ya da kemirmeye yarayan dişler.

 
Kesici uçlar:


Ön dişlerin ısırmaya/ kesmeye yarayan uçlarıdır.

  Kompozit:

Oyukları tamir etmek için kullanılan beyaz dolgu malzemesi.

 
Kontrol:


Hastanın sağlığını korumak için ayarlanmış düzenli diş hekimi ziyaretleri. Kontroller ve terapi hastanın ağız sağlığının durumuna göre ayarlanır.

 
Köprü:


Kaybedilen bir veya birden fazla dişin yerine uygulanan sabit takma dişlerdir.

 
Kron:


Dişin diş minesi ile kaplı bölümü. Aynı zamanda, dişleri eski haline getirmek için uygulanan bir tür kaplamadır.

 
Küretaj:


Diş etlerindeki/periodontal ceplerdeki hastalıklı ya da zarar görmüş dokuların temizlenmesi.

 
Labial/Dudak/Dudağa ait:


Ön dişlerin dudaklara bakan yüzeylerini ifade eder.

 
Leke:


Dış/harici lekeler, sigara, kahve, çay ve yemek gibi dış etkenlerin/maddelerin sebep olduğu dişin dış yüzeylerinde oluşan lekelerdir. Genellikle aşındırıcı prophylaxis diş macunlarıyla dişin temizlenmesi suretiyle bu tür lekeler yok edilebilir. İç/esas lekeler dişin içindeki lekelerdir. Dişlerin geliştiği dönemde bazı yiyeceklerin ya da kimyasal maddelerin vücuda alınması nedeniyle oluşabilirler. Bu tür lekeler kalıcıdır ve temizleme yöntemiyle yok edilemezler. Diş beyazlatma yoluyla iyileştirilebilirler.

  Lingual:

Dişin dile en yakın iç yüzeyini ifade eder.

 
Lokal/Bölgesel:


Doğrudan enfekte bölgeye uygulanan tedavi.

M-O
Başa dön
 
Malocclusion:


Alt ve üst dişlerin kusurlu kapanışıdır. Kusurlu kapanışın düzeltilmesi ortodontik tedavi ile mümkündür.

 
Mandible/Alt çene kemiği:


Alt çene kemiğini oluşturan, yüzdeki en uzun ve tek hareket ettirilebilen kemiktir.

 
Maxilla/Maksiller/Üst çene kemiği:


Ağzın üst kısmını oluşturan üst çene kemiği. Üst çene kemiği, yüzün orta çizgisinde birleşen iki ayrı kemikten oluşur.

 
Mesial:


Ağzın orta çizgisine bakan diş yüzeylerini ifade eder.

 
Molars/Azı dişleri:


Ağzımızın arka kısmındaki çok uçlu, büyük ve geniş dişler.

 
Mouthguard/Ağız koruyucu:


Dişleri darbe ve yaralanmalardan korumak üzere dişlere takılan yumuşak koruyucu alet.

 
Mukoza:


Oral kavite içindeki, pembe ya da kırmızı ince zar.

 
Ödem:


Diş eti dokularında su toplanmasıyla oluşan şişlik.

 
Okluzal travma:


Dişleri sıkma, gıcırdatma gibi, dişlere fazla baskı uygulandığı zamanlarda ortaya çıkar. Eğer kontrol edilmez ise hızlı bir şekilde ataşman ve kemik kaybına sebep olur.

 
Okluzal:


Azı dişlerinin ısırma yüzeylerini ifade der.

 
Okluzyon/Kapanma:


Alt çenenin tüm pozisyonlarında ve hareketlerinde alt ve üst dişlerin nasıl temas ettiğini ifade eder.

 
Ön Dişler:


Ağzınızın ön tarafına yerleştirilmiş 6 adet kesici diştir. Çiğnemekten öte ısırmak amacıyla kullanılır.

  Ortodontik:

Alt ve üst dişlerin kusurlu kapanışının düzeltilmesi ve dişlerin işlevlerini düzgün yerine getirmeleri için dişlerin restorasyonu ile ilgilenen diş hekimliğinin bir kolu.

P-R
Başa dön
 
Palatal/Damak:


Ağzın üst kısmı, damak.

 


Papilla:


Her bir diş arasındaki ‘v’ şeklindeki diş eti dokusunu ifade eder.

 


Parlatma/Beyazlatma:


Bakteri plağını, pelikül ve lekeleri temizlemek üzere uygulanan bir yöntem. Düşük hızla çalışan bir cihazın ucuna içinde parlatıcı macun bulunan bir kap ile dişlerin ovulması şeklinde uygulanır.

 
Pelikül/ince zar:


Bakteri plağı oluşumundaki ilk adım. Pelikül, tükürükte bulunan yağ ve proteinleri içeren, şeffaf ve ince tabakadır. Dişleri temizledikten sonraki birkaç saniye içinde Pelikül tabakası oluşur.

 
Periodontal Apse:


Bir dişin etrafını çevreleyen diş eti dokusundaki akut enfeksiyon. Enfeksiyon kapmış bölgede, kırmızılık, şişlik, kanama, ağrı ve kemik kaybı görülebilir.

  Periodontal Hastalık:

Dişi destekleyen yapılardaki hastalık.

 
Periodontal Lifler:


Dişleri çene kemiğine bağlayan liflerdir. Periodontal lifler bir ucundan semente, diğer ucundan da çene kemiğine bağlıdır.

 
Periodontal Prob:


Periodontal ceplerin derinliğini ölçmede kullanılan bir alet.

 
Periodontal:


Dişleri destekleyen kemik ya da diş eti dokusuyla ilgili.

 
Periodontit:


Alveol/çene kemiğinin erimesine yol açan bir tür periodontal hastalık.

 
Plak/Tartar:


Sert diş yüzeylerine yapışan ve ancak diş fırçası, diş ipi gibi ağız bakım ürünleriyle temizlenebilen bakteri plağı.

 
Plak:


Protein kalıntılarında bulunan ve sürekli dişlerde biriken renksiz, yapışkan bakteri tabakası. Bakteri plağı uzun süre temizlenmediği takdirde periodontal hastalıkların ve diş çürüklerinin ana nedenini oluşturur.

  Posterior Teeth:

Öğütmeye yarayan azı dişlerini ifade eder.

 
Premolarlar/Küçük azı dişleri:


Arkadaki iki büyük azı dişi ile kanin(köpek dişi) arasındaki iki küçük azı dişini ifade eder.

 
Proksimal:


Komşu dişlerin yüzeyleri proksimal yüzeyler olarak adlandırılır.

  Prophylaxis:

Diş hastalıklarını önlemek üzere dişlerin yüzeylerindeki yumuşak ve sert tortuların diş hekimlerince temizlenmesini ifade eden koruyucu amaçlı bir tedavi yöntemi.

 
Protez/Takma diş:


Alt ya da üst çene için yapılmış, kısmi ya da tam set halindeki suni/takma dişler.

 
Pulpa/Diş özü:


Dişin ortasındaki canlı dokudur. Dentinin içine yerleştirilmiş olan pulpanın yapısında sinir hücreleri ve dişi besleyen kan damarları bulunmaktadır.

 
Radyografik:


Röntgen filmi ile ilgili.

 
Remineralizasyon:


Demineralize olmuş(çürümüş) lezyonlara diş mineralleri yerleştirerek çürüme sürecinin tersine çevrilmesi, çürümenin durdurulması. Bu yöntem florür kullanılarak daha etkin hale getirilebilir.

 
Restorasyonlar:


Kaybedilmiş diş ya da diş yapılarının yenilenmesi, onarılması işlemi. Örneğin, köprüler, dolgular, kronlar ve implantlar.

S-V
Başa dön
 
Scaling/Plak Temizleme:


Dişler üzerindeki sert tortu/birikintilerin diş hekimi tarafından temizlenmesi.

 
Sement:


Dişlerin köklerinde bulunan ve dişlerin çene kemiğine tutunmasını sağlayan, dişteki en yumuşak yapıdır.

 
Sert Damak:


Ağzın üst tarafındaki kemikli bölüm, damak.

 
Slouging/Soyulma:


Cansızlaşan diş eti dokusunun canlı dokudan soyularak ayrılmasıdır.

 
Soft Palate/Yumuşak Damak:

Damağın arka tarafındaki yumuşak bölge.

 
Subgingival/Diş eti:


Diş eti çizgisinin altındaki, dişi çevreleyen hendek şeklindeki bölge.

 
Sulkus:


Diş ve diş etinin birleştiği bölge (salgılı bir zarla çevrelenmiştir).

 
Supragingival/diş etinin dış yüzeyi:

Diş eti çizgisinin üzerindeki bölge.

 
Süt dişleri:


Bebeklerin ilk çıkan dişleri.

 
Tartar/calculus/diş taşı:


Bakteri plağının ağızda kireçlenerek oluşturduğu sert yapışkan madde. Tartar ancak bir diş hekimi tarafından temizlenebilir.

 
Temporomandibular Eklem (TMJ):

Alt çeneyi kafa tasına bağlayan eklem.

 
Veneers Kaplama:


Diş rengindeki maddelerden, dişe tam uyacak şekilde yapılan bu ince kaplamalar ön dişlere yapıştırılarak dişlerin daha güzel görünmesini sağlar.

 
Ventral Yüzey:


Alt yüzey. Özellikle dilden bahsederken kullanılan ‘Dilin ventral yüzeyi’ dilin alt yüzeyi/tarafı anlamına gelmektedir.

Bu sitede BuyCOMM E-Ticaret altyapısı kullanılmıştır.